Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

All Posts By Seçil Güven

ÇEMBER

Yazar: Posted on

Kendi başıma bir yolculuğa çıkmayı ilk istediğimde 7-8 yaşlarımdaydım.
Tanrı sesimi duymuş olacak anneannemle birlikte misafirliğe gittiğimiz bir evin arka bahçesinden kimseye haber vermeden çıkıverdim.

Su içmek için girdiğim mutfağın, yarı açık duran diğer kapısından dışarıya meraklıca bir göz atınca birden üşüşen yüzlerce filtresiz fikir arasından en güzel üç tanesini tuttum,

YERİM DAR YERİM

Yazar: Posted on


Yerim dar yerim.
Havuza sığmaya çalışan balina gibiyim.
Herşeyi de getirmişim taşınırken.
Ne bulduysam koymuşum kutulara.
Ben atamıyorum eşyalarımı.
Bezdim bak, üstüme çöktü sabah sabah bu kadar iş.
Bu kadar kitap, kağıt, eşya, kırtasiye.
Nasıl yerleşecek?
Ne vardı kimse gelmesin diye bu kadar diretecek.

AKLIMIN ATEŞ BÖCEKLERİ

Yazar: Posted on

Uzun süredir içimde dolaşan hislerin, kelimelere dönüşüp birbiri ardına dizilivermesi gibiydi yağmurun yağması.

Boğucu sıcaklardan, migren azdıran lodoslardan, sert esen rüzgarın ardından bir anlık bir sessizlikten sonra başladı.

Hızlı, çabucak, kat kat dolmuş kabarmış içimin, fallarda olan ferahlamalarına benzedi. Tabağı çevirince aktı fincana telve, ay doğdu haneme.

HANGİSİNİ SEÇECEK

Feribottayız. Ada 1 yaşında.  Bir kadın çocuğuna yedirdiği top kekten, Ada şaşkın şaşkın kendisine baktığı için, bütün iyi niyeti ile Ada’ya uzatıyor. Herşeyi ağzıyla tanıma noktasında olduğu için oğlum top keki ağzına atıveriyor.

İlk defa şekerli bir besinle tanıştığı an… Kızgınım, yenilmiş ve haksızlığa uğramış hissediyorum.

Benim şeker ve şekerli gıdalar ile ilgili ciddi süreçlerim oldu,

YAZMAYA DAİR

Yazmaya soyundum.

Üstüme giydiklerim, yüzüme taktıklarım, doğru bildiklerim, yanlış saydıklarım, kötü düşündüklerim, iyi andıklarım, gerçeklerim, gerçekleşmeyenlerim hepsi gün yüzüne çıkıyor.

Biter mi bitmez.

Bazı hikayeleri yazarken tabularım, korkularım, yargılarım ayyuka çıkıyor.

Elim gitmiyorsa bir sözcüğe, yazamıyorsam bir cümleyi, daha çok uğraşıyorum üzerinde.

YAŞAR KEMAL

Çevrilen kitapların, çevirmenine bağlı olarak, anlamlarının %30 unu çevrildiği dilde ve çevirmenin bakış açısında bıraktığını okuduğumda ilk Yaşar Kemal gelmişti aklıma.

Yaşar Kemal gibi biriyle aynı vatanı paylaşmak, aynı dili konuşmak, kendisinden geleni araya kimseyi almadan okumak önceliği içimi titretmişti.

Milliyetçilik duygum yoktur, ideolojileri umursamam, tüm kültürlerin,

EVRENLE AYNI YAŞTAYIM

Yazar: Posted on

Zil çaldığında ortalık darmadağınıktı.

Oraya buraya atılmış kıyafetler, ayakkabılar, sırt çantaları, anı defterleri, fotoğraflar, yazılar ama en çok kitaplar .

“Toplanmadınız mı hala, geldiler ama.”

“Ay hayır yok toplanamadık tabii ki, kolay mı?” dedi hepsi bir ağızdan.

“Hay Allah, nasıl yapsak, gelenleri nereye alacağım?”

HİÇ

Yazar: Posted on

Öyle bir an gelir ki durursun. Kargaşadan, savaşlardan, debelenmekten, çevrede olan biten kaostan, seslerden, üstüste gelen işlerden, dünyadaki şiddetten, bazen gözünün önündeki şiddetten, inciten insanlardan, kötü dillilerden, hayvanlara, doğaya kötü davrananlardan, yargılardan, baskılardan, verilen akıl fikirlerden yorulursun. Beklentin bu değildir, planın, istediklerin, içinde hissettiklerin bunlar değildir. İşte tam o an,

DENGE

“Bazen istediğin, hayal ettiğin gibi olmaz.

Belki yıllarca düşünür, planlarsın ince ince ama yine de düşündüğün gibi gitmez.

O adımı atman için doğru ortam oluşsa sen hazır değilsindir. Sen hazırken koşullar senin istediğin yerde durmaz.

Her seferinde vazgeçecek bir nedenin olur o yüzden.

İkisinin bir araya gelmesi sadece beklemediğin zamanlarda olur ya da artık beklentisiz olduğunda ve beklentisiz olduğunu dahi bilmediğinde.