E-Bülten Aboneliği



Kutlama...
22 Ekim 2013/3669 Görülme

http://www.youtube.com/watch?v=xXWts4MejAw

 Kutlama… Çok sevdiğim insanları düşününce kocaman olur benim kalbim. O kadar kocaman olur ki dışarı taşar, boyumu aşar, yere göğe sığmaz hale gelir O kadar kocaman olunca kocaman hayaller kurar haliyle. Kanat takarım mesela o zamanlarda, gökyüzünde havalanıp senin pencerene gelirim ellerimde kocaman çiçeklerle. Sen çalışırken, heyecanlı ama yavaş ve seni korkutmadan yaklaşıp, tık tık yaparım usulca. Beni öyle görünce önce şaşkınlığını görürüm sonra ışıl ışıl gülen gözlerini. Mutluluktan cıvıldar hale geliriz birlikte. Kocaman kanatlarımla çiçekleri bırakıp ellerine, kocaman kanatlarımın altına alırım öyle sımsıkı sarılırım sana. Önce uzun uzun özlem gideririz. Çocukların en şapşal hallerini anlatıp kahkahalarla güleriz. Sonra benim dondurma dolabına düşüşümü ve senin tutamayışını gülmekten gözümüzden yaşlar gelerek yad ederiz. "Hadi" derim "kalk seni bir yere götüreceğim". "Dur" dersin "hazırlanayım hemen". "Yok derim olduğun gibi böyle çıkalım. Tutarım elinden pencerenin kenarına çıkarız birlikte. Hayal değil mi, iki kanatta sana takarım. Birlikte pencereden çıkar gökyüzüne uçarız. Gökyüzünde bembeyaz kanatlarla süzülürken, denize paralel kalır gövdemiz. Kahkahalar atarken "nereye kadar gidiceksin Filizzzz" diye bağırırım güleriz deli gibi halimize. Altımızda deniz üstümüzde gökyüzü, heryerimiz rüzgar, kanatlarımız birbirimize değerken sadece güleriz. "Aşağıya bak" derim. Denizin üstünde birlikte geçirdiğimiz o yıllar bir bir, kare kare sıralanır. Dalga dalga geçeriz her birinin üzerinden. Sen ders çalışırken, ben uyurken, yemelerimiz, içmelerimiz, kurduğumuz hayaller, ev taşınırken, temizlerken, yemek yaparken veya yapamazken , Büyükada'da bisiklet binerken, Bahçelide bir boy yürürken, Kaş'ta ki tatilde en olmadık yerde kibriti unutmuşken, okulda teknik resim hocasına hep birlikte benim için yalvarırken, Beytepe'de karlarda birbirimizi kaldırmaya çalışıp düşerken, sınav sonrası yorgunluktan uyuyakalıp son durağa kadar giderken ve parasızlıktan yürüyerek eve dönerken, Olgunlar'da simit uludağ gazoz nestle çikolata yerken , Bandırma'da annenlerin evine sarhoş girerken, ben barda öpüşürken, sen kızıp beni çimdiklerken, sen eve gelmedin diye ben sana trip yaparken, bankada babanın hesabını sorgusuz kullanırken, HD de saatlerce otururken , Kazan Turizm'de 3 cm2 yerde gülmekten altımıza ederken, ağlamaktan makyajımız dağılmışken, gülmekten yere yapışmışken, odaya aldığın yabancı tipleri sevmeyip odadan kovalarken ve en son seni İstanbula uğurlarken birbirimizi, birlikteliğimizi görürüz. Birbirimize değer gözlerimiz, biliriz ki yarı yarıyayız biz. Bir elmanın iki yarısı değiliz bir ruhun iki tamamlayanıyız biz biliriz. Deniz bitince yemyeşil bir alana gelir yavaşça ineriz yere. İndiğimiz yerde elinden tutar bir bahçe kapısından içeri sokarım seni. Şaşkınlıktan soru bile soramazsın. Sadece takip edersin. Kapıda Ege, Can ve Ada'nın ellerinde minik birer demet papatya olur. Ben minik papatyaları sarı beyaz dışında ki renklerde de hayal ederim. O zaman bu hayalin içine de koyarım. Her birinin elinde rengarenk papatya demetleri kıpır kıpır sen girince içeriye boynuna atlarlar. Çömelir üçünü birden kucaklarsın. Öpücüklere boğarlar seni, öperler sarılırlar. Cıvıl cıvıl şakırlar çevrende. Onlar dönerken melek gibi etrafında birlikte ilerlersiniz, bende elinden tutar, yolu devam ederim. Üstündeki kıyafetler değişiverir birden, sade tatlı mı tatlı yavruağzı uzun bir elbise gelir yerleşir üzerine. Üstü çiçeklerle çevirili bir çiçek tünele doğru ilerleriz hep beraber. Tünelin başında Çağlar çiçeklerden bir taç takar başına. "Dünyanın bütün çiçeklerini toplayıp, yaptık bu tacı ve tüneli sana" der."Herkes bir yere uçtu topladı geldi çiçekleri. Ama istemedik solmalarını o yüzden hepsini diktik yeniden toprağa. Senin yaşam enerjin gibi her daim capcanlı ışıl ışıl olsunlar istedik" der. Tünelin içinde yer yer bekleyen ve kanat çırpan melekler yolumuza ışıltılar serper. Tünelin sonunda çıktığımız bahçenin ortasında harika bir masa olduğunu farkedersin. Masanın etrafına toplanıveririz Çağlar, Ege, Can, kardeşin, annen, baban, halan, babaannen, anneannen, kuzenler, dostların, arkadaşların, Rüstem, ben ve Ada. Sen masaya doğru yaklaşırken gökten ışıltılar yağarken fonda Sezen Aksu'nun Kutlama şarkısı çalmaya başlar. Hep birlikte dans ederiz saatlerce. Seninle geçirdiğim her gün Bahar bana sevgili dostum. Senin doğduğun gün ise baharın en güzel günü. Hayaller gerçekleşmek için gelir yerleşir kalbimize. Şimdi yazarak kutladığım doğumgününü ileride bu hayali gerçeğe dönüştürerek kutlayacağımı biliyorsun. İyi ki doğdun, Seni çok seviyorum Seçil

< Önceki YazıSonraki Yazı >

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yapılmamış...

Yorum Yazın

İsim Soyisim
E-Mail
Yorum
Gönder
Yorum Kuralları
1 - Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz
2 - Yazım ve dil bilgisi konusundaki hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3 - Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4 - Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site sahibi yorumunuzu yayınlama ya da yayınlamama hakkına sahiptir.

E-Bülten Aboneliği



Copyright © 2017 | ADA YAZILARI - Tüm Hakları Saklıdır.