E-Bülten Aboneliği



Sevgili Çocuk...
23 Eylül 2014/1050 Görülme

Sevgili çocuk ;
Bugün yine zor saatler yaşadık birlikte. Farkettim ki sen büyüdükçe geçirdiğimiz güzel zamanlar arttığı gibi, zor zamanlarda çoğalacak.
Zor olanları biriktirmeden, sevgimizle aşıp devam edeceğiz yolumuza.
Sana bunun sözünü gönül rahatlığıyla ve peşin peşin verebilirim.
 
Dün kahvaltı ettiğimiz yerde, ceketini giydikten sonra beni beklemeden bir gidişin vardı, görmeliydin.
O anı yakalamak için telefonumu elime almadım. Arkandan seni seyrettim. Kararlı, küçük ve sağlam adımlarla, tek başına, korkmadan ve beni çağırmadan yürüdün gittin. Anladım ki bu küçük adam, hayata karışmak için sabırsızlanıyor artık.
Belki yeni oldu belki de daha önce ancak ben dün farkettim.
Bu zamana kadar benim kanatlarımın altındaydın, bundan sonra sadece sen istediğin zaman gireceksin.
İstediğin zaman ise sonsuz gökyüzünde istediğin kadar açacaksın kendi kanatlarını.
 
Hayat senin, dilediğin gibi yaşa çocuk.
 
Yalan söylemeyeceğim...Şu 1,5 yılda o kadar alışmışım ki seninle tek vücut, tek ruh yaşamaya, zaman zaman yaptığın bu bağımsızlaşma aksiyonları canımı acıtmıyor değil. O yüzden görmezden gelmiş ve o can acısıyla, seni bırakmamak için sana direniyor olabilirim.
Her geçen gün büyüyen, öğrenen, araştıran, hayatı içmeye çalışan meraklı hallerini görmek hem hoşuma gidiyor, hemde korkuyorum. Sen büyüdükçe, "beni eskisi kadar sevmeyecek" hissi yerleşiveriyor birden kalbimin orta yerine. Aptal bir surat hareketime, eskiden katıla katıla gülen o minik surat, büyüdükçe "offf anne" moduna geçince, insan ister istemez bir yetersizlik hissine kapılıyor. "Ne yapsamda eskisi gibi katıla katıla gülse bu çocuk” sorusuna cevap bulmak için debelenebiliyor. Harika anne olacağım ya sana!. Herşeyimle yeteceğim, bir kahraman edasıyla yürüyeceğim ya yanında!. Senin tek kahramanım olacağım ya!. Ondan bunlar hep.
 
Halbuki bütün bunları yapamasam da seveceksin beni biliyorum da, unutuyorum bazen işte.
Dahası; ne harika anne, ne de senin kahramanın olmak istemiyorum. Sadece, senin annen olmak, sana olan sonsuz sevgimi, seni boğmadan ve ihtiyacın olduğunda desteğimi, seni kösteklemeden vermek istiyorum. Hepsi bu…
 
Biliyorum bazen saçma geliyor sana bu hissettiklerim ama ben anneyim. Zaman zaman saçmalama hakkım her daim var benim.
Anne kontenjanından…
Baba olunca da anlarsın ama annelik daha bir delilik hali be çocuk.
 
Kişisel eğitimler alıyorum. Daha iyi bir insan, daha dolu bir başak olabilmek için inan deli gibi çalışıyorum.
Yakılıyorum, yıkılıyorum, kendi içimde kendimi paramparça edip, tekrar topluyorum. Sorguluyorum. Okuyorum, deli gibi okuyorum.
Ruhuma aldığım herşeyi, hayatıma geçirmek için inanılmaz çabalar sarfediyorum. Değişmek için çalışıyorum. Çok çalışıyorum.
 
Sonra sen, 3 gündür uyku uyumamış veya yemek yememiş oluyorsun. Ya da elini illaha ki sıcak suyun altına sokmak, kedi kabından su içmek, boya kalemlerini yemek, yanan fırının içine girmek, bıçakla çeşitli oyunlar oynamak için inat ediyorsun ya!.
İşte bu halin 4.güne girdiğinde, bir anlığına bile olsa, benim üzerine çalıştığım herşeyi yerle bir eden davranışlar sergileyebiliyorum.
 
Kendimi, sen uyuyana kadar buradan kalkmayacağım derken, ağzını tutmuş, yemek tıkıştırmaya çalışırken, sen tehlikeli bir şey yapmaya yeltendiğinde ani hareketlerde bulunurken veya tüm bunların hepsi üstüme üstüme gelmişken, hiç olmayacak bir şey yüzünden ayarsızca sana bağırırken buluyorum.
Öyle olunca kendine yakalanmış, suçlu bir çocuk gibi acıyarak bakıyorum hallerime ve sana yaşattıklarıma.
 
Oysa ne çok uğraşıyorum bu hallere düşmemek için. Hayatını boktan yapmamak için çabalıyorken neden bok gibi hissediyorum?!?
Halbuki akışa, herşeyi kendi haline bırakınca ne güzel ilerliyoruz birlikte.
Neden herşeyin bir türlü yettiğine inanamıyor bu yürek???
Neden "hep birşeyleri eksik, bazı şeyleri gereksiz, iyi şeyleri yetersiz yaptım" hissi var içimde sana karşı???
Annelikten mi ??? E biraz ondan tabi çokça da OLMAMIŞLIKTAN!!!.
Olmamışlık hali iyidir gerçi. "Oldum ben" dedi mi biter insan. Olmak için çalışmak en güzelidir…
 
Görüyorsun ya, bana ne çok şey öğretiyorsun çocuk. Ne çok şeyin farkına varabiliyorum sayende.
 
Dün gece gereksiz yere sesim yükseldiği için özür diliyorum senden. Tekrar olmayacak diyemem çünkü tekrar yaşanacak, yaşanabilir.
Annelik hali dedim ya delilik biraz. Senin payına da ben düştüm bu hayatta.
 
Tartışacağız, mutlu olacağız, anlaşacağız, anlaşamayacağız, değişeceğiz, büyüyeceğiz, ilerleyeceğiz, yükseleceğiz, düşeceğiz...
Bunları hep yaşam gösterecek bize, sırası geldikçe yaşayacağız birlikte veya ayrı ayrı...
 
Değişmeyecek olan tek bir şey olacak ki çocuk, sana olan sonsuz, sınırsız ilahi SEVGİM…
 
Annen...
< Önceki YazıSonraki Yazı >

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yapılmamış...

Yorum Yazın

İsim Soyisim
E-Mail
Yorum
Gönder
Yorum Kuralları
1 - Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz
2 - Yazım ve dil bilgisi konusundaki hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3 - Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4 - Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site sahibi yorumunuzu yayınlama ya da yayınlamama hakkına sahiptir.

E-Bülten Aboneliği



Copyright © 2017 | ADA YAZILARI - Tüm Hakları Saklıdır.