E-Bülten Aboneliği



HİÇ
29 Nisan 2016/843 Görülme

Öyle bir an gelir ki durursun. Kargaşadan, savaşlardan, debelenmekten, çevrede olan biten kaostan, seslerden, üstüste gelen işlerden, dünyadaki şiddetten, bazen gözünün önündeki şiddetten, inciten insanlardan, kötü dillilerden, hayvanlara, doğaya kötü davrananlardan, yargılardan, baskılardan, verilen akıl fikirlerden yorulursun. Beklentin bu değildir, planın, istediklerin, içinde hissettiklerin bunlar değildir. İşte tam o an, yorulduğunu, dahası bittiğini hissettiğin zaman, durursun. Aslında içindeki muhteşem iyiliğe, o saf insana, güzel duygulara zarar vermemek için durursun. Yani bittim diye durdum sanırken, aslında bitmemek için, durdurursun kendini... Durmayı düşünmeden, içgüdüsel....Kendini, içindeki saf sevgiyi, korumaya ihtiyacın vardır çünkü. Dalgalara, yel değirmenlerine veya rüzgara karşı yürüdüğünü farkedersin. Frene basmadan önce düşünür müsün hiç? Düşünmeden, iç güdüyle basar ayağın. Durman gerekir, çünkü, bilir ayağın... Aslında hiç kimse ya da hiç bir şey sana senden fazla zarar vermez, veremez. Verirse ayrılırsın. O kişiden, o olaydan, o yerden kaçarsın. Kontağı, otobanın ortasında olsan bile kapatır, çıkarsın arabadan ve aklında olan tek şey orayı veya o kişiyi terk etmek olur. Saklanırsın bir yere, kendi içine, önce güvenliğini sağlarsın. Kalp atışların normale döner, sonra alabildiğine ağlarsın, kafandaki sesler susar ve görüntüler kaybolur. Sonra hiçlik içinde izlersin. Suskun ve teslimiyette. O kadar susarsın, o kadar susarsın ki kalp atışlarını duymaya başlarsın. Nefes aldığın için şükredersin. Sessizlik iyi eder insanı, iyileştirir, şifalar. Hep derler ya; Tanrı o yüzden iki kulak bir ağız vermiştir insana. Daha az konuşup, daha çok dinlesin diye. İçinde kendin dahil herkese ve herşeye ait ne kadar olumsuz duygu var ise hepsini bıraktırır bir kenara. HİÇ oluvermenin hafifliği ile. Bu resimde gördüğünüz filin adını HİÇ koydum ben. Gördüğümden beri O’nun gözleriyle bakıyorum dünyaya. Gözlerimi alamadım çünkü kendisinden, tavrından, duruşundan ayrılamadım. Bakıp bakıp ağlıyorum, bilgeliği, saflığı, mütevazılığı ve hiçliği karşısında. Duruşunun ve suskunluğunun asaletine hayran kaldım. Ve anladım; Yenildim derken, yenilenmek, Bitti derken, yeniden başlamak, Düştüm derken, kalkmak, Ve kayboldum derken, kendini bulmak için; Durmayı ve susmayı bilmek, ne büyük bir erdem...

< Önceki YazıSonraki Yazı >

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yapılmamış...

Yorum Yazın

İsim Soyisim
E-Mail
Yorum
Gönder
Yorum Kuralları
1 - Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz
2 - Yazım ve dil bilgisi konusundaki hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3 - Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4 - Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site sahibi yorumunuzu yayınlama ya da yayınlamama hakkına sahiptir.

E-Bülten Aboneliği



Copyright © 2017 | ADA YAZILARI - Tüm Hakları Saklıdır.