E-Bülten Aboneliği



21 Mayıs'a Doğru...
16 Mayıs 2013/766 Görülme

Heyecandan tutuluyorum o güne yaklaştıkça Ada’cım. Seni kollarıma aldığım ilk an, sesini duyduğum ilk saniye, O AN… Geri gelmeyecek olan ve “ AN” larım içindeki en büyülü “ AN”… Gözlerimi kapatıp defalarca yaşadığım, yaşamaktan deli gibi haz aldığım…Koynuma ilk geldiğin, 9 ay boyunca içimde hissetiğim herşeyi bir anda, aynı anda ellerimin arasında bulduğum “AN” Tanrım ne paha biçilmez. Yeniden doğmak , anne olmaktan öte, seni doğurduğum, kendimi de anne olarak doğurduğum O muhteşem AN… Kelimelerle tarif etmek ne kadar güç olursa olsun kendimi en çok yazarak anlatmayı sevdiğim içindir yazmak için çabalamam. Aylardır, sen bir yaşına geldiğinde, ilk doğumgününde O AN’ı aynı heyecanla sana ve kendime nasıl yaşayacatacağım diye düşünüyordum. Hangi kutlamayı düşünsem yeterli gelmedi gözüme, ruhuma, kalbime… Kutlamalardan kutlama beğenemedim bir türlü. Seni daha da nasıl mutlu edebilirimi düşündüm durdum doğumgününde. Aslında sana kutlama yapacağım derken kendimiz için hazırlandığımızı farkettim sonra. Sana sorsam ne isterdin acaba diye düşündüm. Kalabalık bir doğumgünü kutlaması mı yapsak Ada’cım dedim. Tüm aile, arkadaşlar, dostlar, herkesle birlikte. Harika bir sevgi yumağının içinde olmalı ilk doğum gününde ne dersin dedim. İsterim tabii dedin ancak unutma bu doğum günüme özel birşey değil ki zaten öyleyim, öyle yaşıyoruz. Dış dünyaya hazırlandığım bu zamanlarda senin göğsün, babamın omuzları şu an en mutlu olduğum yer, kalabalığım sizsiniz…Doğru dedim, sevgiyi anlayan, bir öpücüğe bin muhteşem gülücükle cevap verebilen harika bakışlı çocuksun sen…Birlikte oyun halında yuvarlanırken attığın kahkahalar kulaklarımda çınladı birden. Bir yerlere gidelim farklı farklı yerler gör, yurtdışında kutlayalım ilk doğum gününü ne dersin dedim. Olur tabii ki uçan kuşlar, koşan kediler, köpekler, rüzgarla sallanan ağaçlar, yeşillikler, koşup oynayan çocuklar, kaydıraklar, salıncaklar, tencereler, tavalar, çekmeceler, raflar, kapılar , insanlar, hayvanlar özellikle küçük çocuklar varsa nereye gitsek farketmez ben uyarım siz seçin dedin tatlı tatlı bana. Doğru diye düşündüm, dünya sensin zaten, senin içinde, sen merkezsin. Her yer senin için büyük bir keşif alanı ve sen muhteşem bir kaşifsin. Üstelik cesursun ve vazgeçmezsin. Yerde yürüyen minicik karıncaya bakışındaki dikkat, hareket ediyor diye içindeki mutluluk, o mutluluğun dışarıya yansıdığı o muhteşem gülüş, minnacık parmaklarla onu incitmeden tutuşun ve tanımak için ağzına götürüşün… Ada, bana evrenin ne harika olduğunu defalarca kanıtlamak için mi geldin dünyaya ? Ada sen HAYAT mısın ? , hayatın ta kendisi, AŞK mısın ? Bana herşeyi yeniden, farklı şekilde göstermek için mi geldin. Ezberimi bozmak için mi gönderildin. Bebek ruhlar ebeveynlerini seçermiş gelirken. Ada ben seni haketmek için ne yaptım ? Ne yapmış olabilirim bu gülüşün dünyamı bu kadar aydınlatması için ? Dün gece yatarken, doğumgününde ne yapacağımızı hala bilmiyorum diye hayıflanınca, bıraktın işi gücü, gece uykusuz kalmayı göze alarak bana 2 saat boyunca, bu konuda artık düşünmemem gerektiğini, zamanı gelince birlikte en güzelini yapacağımızı, zaten şu an herşeyin muhteşem olduğunu, birlikte geçirdiğimiz her anın her dakikanın bir mucize olduğunu, endişe etmek yerine zamanı gelince birlikte elele hareket etmenin ne kadar keyifli olduğunu, içimizden geldiği gibi davranmanın , anı yaşamanın dayanılmaz hafifliğini, tüm çocukların bu harika duygularla donanıp geldiğini, birbirimize ne kadar yettiğimizi, aramızdaki sevginin ne harika olduğunu, bundan daha muhteşem olunamayacağını anlattın durdun. Yorgun düştün, ama değdi annecim. Dün gece ilk başta zorluk çıkarmak için uyumuyorsun yine diye bencilce düşündüm ama değilmiş. Sen beni vesveselerimden kurtarmak için uyumadın dün gece. Sarılıp birlikte yorgun ama huzurlu uykuya dalmaya yakın anladım ne yaptığını… Büyüklerin kafası böyledir işte annecim sizin kadar çabuk anlayamıyoruz, sizin kadar saf düşünemiyoruz biz bazı şeyleri. Bize öğretecek çok şeyiniz var…

< Önceki YazıSonraki Yazı >

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yapılmamış...

Yorum Yazın

İsim Soyisim
E-Mail
Yorum
Gönder
Yorum Kuralları
1 - Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz
2 - Yazım ve dil bilgisi konusundaki hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3 - Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4 - Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site sahibi yorumunuzu yayınlama ya da yayınlamama hakkına sahiptir.

E-Bülten Aboneliği



Copyright © 2017 | ADA YAZILARI - Tüm Hakları Saklıdır.